Mi̇ni̇ Gastri̇k Bypass Ameli̇yatı (Cerrahi̇si̇)

Mini gastrik bypass ameliyatı, laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemiyle uygulanan bir obezite ameliyatıdır. Bu operasyonda midenin hacmi küçültülür ve ince bağırsakların bir kısmı besin emilimi işlevinden bypass edilir. Diğer bypass ameliyatlarına göre daha kolay ve hızlı olmasıyla öne çıkan mini gastrik bypass, hastalara daha konforlu ve hızlı bir iyileşme süreci sunar. Tip 2 diyabet ve hipertansiyon gibi obeziteye bağlı ek sağlık sorunları olan hastalar için önemli avantajlar sağlar. Başarılı sonuçlar vermesi, hızlı ve kolay uygulanabilir olması sayesinde dünya genelinde giderek daha yaygın tercih edilen bir obezite ameliyatıdır. Adana’da hastalara hizmet veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer, Mini Gastrik Bypass Ameliyatı hakkında bilgiler verdi.
Mini Gastrik Bypass Nedir?
Mini Gastrik Bypass, obezite tedavisinde kullanılan etkili bir cerrahi yöntemdir. Hastanın kontrollü kilo kaybetmesini sağlar ve obeziteye bağlı diğer sağlık sorunlarının önlenmesinde veya kontrol altına alınmasında faydalıdır. Ameliyat sırasında mide küçük bir tüp haline getirilir ve ince bağırsakların bir kısmı bypass edilerek tüp mide, bağırsağın daha ilerideki bir noktasına bağlanır. Bu, hastanın yiyecek miktarını kısıtlar ve besin emilimini azaltır, böylece kontrollü kilo kaybı başlar.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?
Mini Gastrik Bypass, vücut kitle indeksi (VKİ) 35/40 ve üzeri olan hastalara uygulanır. Ayrıca metabolik sendrom yaşayan obezite hastalarında da tercih edilen bir tedavi yöntemidir.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Uygulanır?
Operasyon hem mide hacmini küçültmek hem de besin emilimini kısıtlamak amacıyla yapılır. Ameliyat şu adımları içerir:
Öncelikle, hastanın karın duvarına yaklaşık 1 cm büyüklüğünde birkaç küçük kesi açılır. Cerrahi aletler ve laparoskop bu kesiler aracılığıyla vücuda yerleştirilir.
Midenin giriş kısmında, tüp şeklinde küçük bir mide poşu oluşturulur. Midenin geri kalan kısmı vücutta kalır ve salgı üretmeye devam eder ancak sindirim işlevinden ayrılır. Oluşturulan tüp mide, ince bağırsağa bağlanır. Bu sayede, alınan gıdalar bağırsakların ilk 150 cm'lik kısmına uğramadan doğrudan daha ilerideki bağırsaklara ulaşır.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı ile Nasıl Kilo Verilir?
Mini gastrik bypass geçiren hastalar, ilk iki yıl içinde fazla kilolarının yaklaşık yarısını kaybedebilirler. Kilo kaybını sağlayan üç temel etki şunlardır:
İlk olarak, küçültülen mide hacmi sayesinde bir öğünde tüketilebilecek gıda miktarı azalır. İkinci olarak, ince bağırsağın 150-200 cm'lik bir kısmı bypass edildiği için, bu kısımdan besin geçişi olmaz ve kalori emilimi engellenir. Bu da kilo kaybını destekler.
Ayrıca, mini gastrik bypass sonrasında vücudun açlık hormonu olan grelinin üretimi azalır. Beyne daha az açlık sinyali gönderildiği için hasta daha çabuk doygunluk hisseder. Tüm bu etkiler, hastanın sağlıklı bir şekilde kilo vermesini sağlar.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Mini gastrik bypass ameliyatında midenin büyük bir kısmı işlevsiz hale gelse de vücuttan çıkarılmaz. Bu, midenin eski haline döndürülebilmesi potansiyelini sunar, ancak bu işlem oldukça karmaşıktır. Operasyonun getirdiği bazı risk faktörleri şunlardır:
Safra Reflüsü
Safra reflüsü riskini azaltmak için safra salgısını taşıyan bağırsak bölümü yukarıdan aşağıya doğru bağlanır. Böylece safra, mideye uğramadan doğrudan bağırsağa geçer.
Mide Ülseri
Mini gastrik bypass sonrası mide ülseri nadir görülen bir durumdur. Düzenli endoskopik kontrollerle takip edilir ve gerektiğinde müdahale edilebilir.
Dumping Sendromu
Dumping sendromuna karşı önlem almak için hastaların özellikle karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerden kaçınmaları gerekir.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Standart Riskleri Nelerdir?
- Kemik erimesi
- Mide bulantısı
- Kusma
- Yetersiz veya aşırı kilo kaybı
- Apse oluşumu
- Enfeksiyon riski
- Anastomoz (bağlantı noktası) darlığı veya kaçağı
- Bağırsak mesafesinin kısalmasına bağlı ishal
- Vitamin ve mineral eksiklikleri
- Safra kesesi veya yolunda taş oluşumu
Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Avantajları Nelerdir?
- Besin emiliminin önemli ölçüde azalması sayesinde hastalar daha kolay kilo kaybeder.
- Midenin işlevsiz hale getirilen kısmı vücuttan çıkarılmadığı için, hasta isterse midesini orijinal haline döndürme şansına sahiptir.
- Ameliyat sonrası hastaların uzun süre sıvı beslenmesi gerekmez.
- Operasyonun ardından yeniden kilo alarak obezite sorunu yaşama ihtimali düşüktür.
- Hipertansiyon ve diyabet gibi obeziteye bağlı hastalıkların tedavisi kolaylaşır.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?
- Reflü sorunu olan hastalarda uygulanamaz.
- Safra reflüsü riski taşır.
- Nadiren de olsa mide ülseri riski bulunur.
- Besin emilimi azaldığı için hastanın hayat boyu vitamin ve mineral takviyeleri kullanması gerekebilir.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı (Cerrahisi) Hizmeti Verdiğimiz İller
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer ve deneyimli ekibi, Adana'da Mini Gastrik Bypass ameliyatlarını başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Adana'nın yanı sıra Mersin, Osmaniye, Gaziantep, Kayseri, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Nevşehir, Aksaray, Konya, Karaman, Diyarbakır, Mardin, Hatay, Niğde, Kahramanmaraş, Elazığ, Sivas, Yozgat, Batman, Muş, Kilis, Erzincan, Şırnak, Hakkari ve Siirt gibi çevre illerden gelen hastalar da bu kapsamlı sağlık hizmetinden faydalanıyor.
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı (Cerrahisi) Fiyatları
Mini Gastrik Bypass ameliyatı fiyatları, hastanın genel sağlık durumu, operasyonun kapsamı, kullanılacak cerrahi ekipmanlar, cerrahın deneyimi ve hastanenin teknik donanımı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Net fiyat bilgisi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.